|
Böbrek
taşı idrar ile atılıp, taş oluşturma potansiyeli bulunan maddelerin
idrar ortamında supersatüre (aşırı doygun) olması sonucu meydana
gelen kristallerin biraraya gelmesi ile oluşur. Bununla birlikte
normalde idrarda kristal ve taş oluşumunu engelleyecek bazı kimyasal
maddeler vardır, ancak bazı insanlarda bu engelleyici mekanizmalar
tam olarak çalışmayabilir. Milimetrik (pirinç tanesi gibi) boyutlardan
böbreğin içinin tamamını dolduracak büyüklüklere kadar değişkenlik
gösterir. İdrar yolu taş hastalığının sıklığı yaklaşık olarak %3
tür. Tedavisiz bırakıldığında calcium oxalate tipi böbrek taşı için
tekrar oluşma olasılığı ilk 1 yılda %10, 5 yılda %35, 10 yılda %50
oranındadır. Taş hastalığının oluşumunda kişiye bağlı faktörler
( Genetik : Taş hastalığı bulunanların %25 inin ailesinde de taş
hastalığının mevcut olması, ayrıca bazı kalıtsal hastalıklar -sistinüri
gibi-. Yaş ve cinsiyet: 20-40 yaş arasında sık görülmesi ve erkeklerde
kadınlardan 3 kat daha fazla ortaya çıkması ) ile dış faktörler
( coğrafi bölge, iklim, su alımı, beslenme alışkanlıkları, meslek
gibi ) etkili olabilir.
TAŞI OLUŞTURAN SEBEPLER NELERDİR?
İdrar yolu taş hastalığının oluşmasında risk faktörleri şunlardır:
- Yetersiz sıvı alımı
- Beslenme alışkanlıkları
- Kalıtımsal hastalıklar (Primer hiperoxaluri, sistinüri gibi)
- Böbrekte yapısal bozukluklar
- İdrar yolu enfeksiyonu
- Metabolik hastalıklar (Gut hastalığı gibi)
- Kan kalsiyumunu yükselten hastalıklar (hiperparatiroidizm, hipertiroidizm,
sarkoidoz gibi)
- Geçirilmiş bağırsak ameliyatları (jejunoileal bypass, ince bağırsak
rezeksiyonu gibi)
- Bazı bağırsak hastalıkları
- Bazı ilaçlar ( Triamteren, İndinavir gibi)
BELİRTİLERİ
İdrar yolu taşları hiçbir bulgu vermeden gelişebileceği gibi bazen
ciddi şikayetler meydana getirebilir. Böbrek içinde duran taşlar
genellikle sessizdir. En sık görülen yakınma ağrıdır. Bir başka
bulgu idrarda kan görülmesidir. Bu bazen gözle görülebilir, bazen
ise idrar tahlilinde mikroskop düzeyinde tespit edilir. Ağrının
şekli çok şiddetli olabileceği gibi bazen hafif fazla rahatsız etmeyen
tiptedir. Taşın üretere ( böbrek ile idrar torbasının irtibatını
sağlayan ince idrar yolu ) düşmesi ve idrar torbasına doğru hareket
etmesi ile o tarafta belden başlayan kasığa yayılan, artıp azalan
tarzda, şiddetli ağrı ( kolik tarzı ağrı ), bulantı, kusma, idrarda
kanama ve sık idrar yapma isteği ortaya çıkabilir.
TANI NASIL KONUR
Yakınmanın dinlenmesi, muayene ve idrar tahlili sonrası taş hastalığından
şüpheleniliyorsa radyolojik ( görüntüleme ) yöntem ile taş teşhisi
konulmaktadır. Direkt üriner sistem grafisi ( DÜSG ), İVP ( ilaçlı
böbrek filmi ), ultrasonografi ( USG ) ve bilgisayarlı tomografi
( BT ) tetkikleri tek başına veya kombine edilerek kullanılmaktadır.
Ani başlayan böğür ağrısı yakınması olan hastanın araştırılmasında
bu tetkiklerden bilgisayarlı tomografi %100 duyarlılığı ile etkili
bir yöntemdir.
TEDAVİ
4 mm büyüklüğe kadar olan taşların hemen hemen tamamına yakını
idrar yolundan düşebilir. 4-6 mm arası büyüklükte olan taşların
yaklaşık yarısı düşmektedir. 6 mm den büyük taşların idrar yolundan
atılması mümkün olmamaktadır. Taşın boyutu, yeri ve idrar yolunda
tıkanıklık oluşturup oluşturmadığı tedavi şeklini seçerken önemlidir.
- Bol sıvı alarak taşın kendiliğinden düşmesini beklemek
- ESWL (Vücut dışından şok dalgalarıyla taş kırma)
- Endoskopik taş tedavisi (kapalı böbrek taşı ameliyatı, kapalı
üreter taşı ameliyatı)
- Açık cerrahi girişim yöntemlerinden uygun olan yapılmaktadır.
ÜRETEROSKOPİ
Teşhis
ve tedavide üreteroskopi Taş hastalığının tedavisi yanısıra üreter
tümörlerinin tanı ve tedavisinde de üreteroskopi yöntemi kullanılmaktadır.
Tıbbi teknolojinin ilerlemesine paralel olarak üreteroskopik aletlerin
kullanım alanlarında da önemli gelişmeler olmuştur. İnce çaplı ve
bükülebilir (flexible) üreteroskoplar sayesinde pekçok vakada kullanılabilme
olanağı bulunmuştur.
Üreteroskop, idrar yolunun en uç kısmı olan
üretranın dış ağzından (işeme deliği) içeri ilerletilerek böbreklerden
gelen idrarı mesane bağlayan "üreter" adı verilen ince
kanallara ulaşılır. Böylelikle üreter içerisindeki taşlar, damar
anormallikleri, taşlar, tümörler, darlıklar ışıklı optik sistem
sayesinde direkt olarak gözlemlenebilir. Tanı olanaklarının yanında
gerek taş tedavisi gerekse üreter tümörlerinin kesilerek alınması,
biyopsisi, koterizasyonu yapılabilmektedir. Üreteroskopi, üreter
kanserlerinin tanı ve tedavisinde de kullanılan en önemli yöntemler
arasında yer alıyor. Böylece eskiden açık bir ameliyatı gerektiren
bir operasyon modern teknoloji yardımı ile daha kısa sürede, açık
ameliyatlardaki gibi bir kesi izi olmadan, ve hastanede daha kısa
yatış süresi ile tedavi sonuçlandırılabilmektedir.
PERKÜTAN NEFROLİTOTOMİ (KAPALI BÖBREK TAŞI AMELİYATI)
Bu yöntemde anestezi altında vücut dışından (böğürden) böbreğe
küçük bir delik açılarak girilir ve büyük taşlar bu delikten yerleştirilen
özel cihazlar kullanılarak once kırılır daha sonrada vücut dışına
alınır. Bu ameliyat yönteminin en büyük avantajı büyük taşların
tedavisinin kolaylıkla sağlanmasının dışında vücutta büyük bir kesi
olmadığı için ameliyat sonrasında ağrı, hastaların günlerce yatağa
bağlı kalması gerekmez. Açık ameliyatlara gore nekahat dönemi çok
kısadır. Tecrübeli ellerde komplikasyon oranı düşüktür.
TEDAVİ SONRASI
Tekrarlayan böbrek taşı olanlarda bazı tavsiyelere dikkat edilerek
ve bu hastaların bir kısmında ilaç tedavisi ile taş oluşumu önlenebilir
ya da tekrar oluşması geciktirilebilir.
En önemli kurallar:
- Sofrada ekstra tuz kullanılmamalı
- Aşırı proteinden zengin beslenilmemeli
- Günde 2 litre idrar çıkaracak şekilde sıvı alınmalı
- Bunların dışında yapılacak perhizlerin taş oluşumunu engellemediği
artık bilinmektedir.
TAŞ HASTALIĞINDA METABOLİK DEĞERLENDİRMESİ ve KORUYUCU TEDAVİ
Idrar yolundaki taş ya da taşların tedavisinden 3-4 hafta sonra
metabolik değerlendirme önerilir. Idar yolunda infeksiyon varsa
tedavi edilerek idrar yollariinda infeksiyon mutlaka tedavi
edilmelidir. Idrar yollari enfekisyonu ya da idrar yollarinda kanama
varliğinda metabolik değerlendirme yapilmamalidir.
Bu değerlendirmede:
Öncelikle
• Kırılan, kendiğinden düşen yada ameliyatla elde edilen taşin
analizi
24 saatlik idrar toplanir (Laboratuardan verilecek özel toplama
kabinda bu idrar toplanmalidir)
24 saatlik idrarda değerlendirilecek parametreler:
• Kalsiyum
• Kreatinin
• Magnezyum, Fosfat
• Sodyum, Potasyum, Klorür
• Ürik asit
• Sitrat
• Oksalat
• Sistin
Ayrica kanda kalsiyum, fosfat, ürik asit ve gerekli durumlarda
paratiroid hormon düzeyleri değerlendirilir.
Elde edilen tüm parametreler incelendikten sonra metabolik sapmalar
konusunda yorum yapilarak
Hemen diyet veya koruyucu ilaç tedavisine başlanabilir.
Bu tip yaklaşim ile yeniden idrar yolu sisteminde taş oluşum riski
en aza indirilir.
Amaç taş oluştuktan sonra taşin taş kirma ya da cerahi ile tedavisi
değil, taşin oluşmasinin önlenmesidir. Bu nedenle taş oluşum
mekanizmasinin altinda yatan metabolik nedenin ortaya çikartilmasi
gereklidir. |