Üro-Tıp Üroloji Tanı Merkezi

 
Üro-Tıp Üroloji Tanı Merkezi
blank
Prostat kanseri tanısında kullanılan altın standart yöntemdir. Biyopsi işlemi makattan girilerek yapılan prostat ultrasonu eşliğinde yapılır. 2000 yılından beri yaklaşık 1000'in üzerinde hastaya biyopsi yapılmış ve hastalara dünya standartlarındaki oranlarda doğru tanı konulmuştur. Tanı merkezimizde prostat biyopsisi uzman doktorumuz eşliğinde steril ortamda, hazırlık gerektirmeden lokal aneztezi ile uygulanmaktadır. İşlem esnasında hissedilen ağrının olmaması için yapılan bölgesel anestezi ülkemizde ilk kez merkezimizde uygulanmaya başlamıştır.

Biyopsinin nerelerden alınması gerektiği konusunda edindiğimiz tecrübeler ve bunun yanında yurt dışındaki bilimsel faaliyetlerimiz sonucunda prostat biyopsisi konusunda en tecrübeli merkezlerden birisi haline getirmiştir.
devam >>

Arama kelimeleri :

 
© Üro-Tıp 
Genel Bilgiler > Sigara ve Mesane Kanseri
SİGARA VE MESANE KANSERİ

Sigara dumanında sağlık açısından zararlı 4000 dolayında çeşitli kimyasal madde olduğu bilinmektedir. Bu kimyasallardan bazıları kanseri başlatan, bazıları da kanserin ilerlemesine yol açan özelliktedir ve 43 tanesi son derece önemlidir. Bu toksik maddelerin en çok bilinenlerinden birkaç tanesi: amonyak, terebentin, kadmiyum, insektisitler, naftalin, aseton, arsenik, benzen, vinil klorür, formal, hidrojen siyanür, radon, polenyum ve deterjanlardır. Ayrıca tütün ve sigaranın sarıldığı kağıdın yanmasından dolayı açığa çıkan maddeler ve katran da yine kanserojen maddeler arasındadır. Sigara kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu kanıtlanmış hastalıkların en iyi bilinenleri şunlardır: Ağız kanserleri, yemek borusu (özofagus) kanseri, sindirim sistemi kanserleri (mide, pankreas kanseri gibi), solunum sistemi kanserleri, bronşit-amfizem-astım gibi solunum sistemi ve akciğer ve hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, ülser, böbrek ve mesane kanseri, kemik erimesi, rahim kanseri (kadınlarda), erken menapoz (kadınlarda), koku ve tad duyularında azalmadır.

Mesane kanseri özellikle 65 yaş üzeri erkeklerde daha sıklıkla görülen bir kanser tipidir. Bu kansere endüstrileşmiş Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'da, Doğu Avrupa ve Asya ülkelerine göre on kat daha fazla rastlanmaktadır. Mesane kanseri için en önemli risk faktörü olan sigara, hastalığın sigara içmeyenlere göre 2-3 kat daha fazla ortaya çıkmasına sebep olur. İçilen sigara miktarıyla risk artar ve aşırı sigara tüketimi halinde hastalık sigara içmeyenlere göre 3-5 kat daha fazla görülür. Sigara tüketiminin, erkeklerde görülen mesane kanserlerinin % 48'inden, kadınlarda ise % 32'sinden sorumlu olduğu saptanmıştır. Sigara tüketimi bırakıldığında riskin %30-60 azaldığı bildirilmektedir.

Mesane kanser hücreleri incelendiğinde sigaranın sebep olduğu bu hasarı normal hücrelerin tüm faaliyetlerini belirleyen DNA içeriğini bozarak yaptığı tespit edilmiştir. Sigara dumanına maruz kalınan süreyle orantılı olarak artan DNA hasarları özellikle bazı bozulmalara neden olarak, hücrelerin sekil ve karakter değişiklikleriyle tümörleşme eğilimlerine girmesine sebep olur ve ardından kanserli hücre yığınları oluşur.

En sık şikayet idrarda kan gelmesidir. İdrarda yanma veya sık idrara çıkma da görülebilir. Bu şikayetler basit idrar yolları iltihabı ile benzer şikayetler olduğundan pek önemsenmez, fakat özellikle risk grubundaki kişiler, bu şikayetler olduğunda mutlaka doktora başvurmalıdır. Mesane kanseri idrar kesesinin içini döşeyen hücre tabakasından kaynak alır. Teşhis için yapılması gereken tahliller şunlardır: İdrar kültürü, ultrason incelemesi veya böbrek röntgeni (IVP), sistoskopi(Mesaneye ışıklı kamera sistemi ile bakma işlemi). Mesane tümörü nedeniyle operasyon geçiren hastaların, tekrarlama olasılığına karşı belirli aralıklarda sistoskopi ile kontrol edilmesi gerekmektedir.

Sigara bağımlılık yapıcı bir madde olduğu için bir kez sigara alışkanlığı oluştuktan sonra bu alışkanlıktan vazgeçmek zor olmaktadır. Bununla birlikte sigara alışkanlığı "vazgeçilmez" bir alışkanlık değildir. Bu konuda kararlı olan pek çok tiryakinin bu alışkanlıktan kurtulabildiği bilinmektedir. Aslında sigara tiryakilerinin büyük bir bölümü bu alışkanlıklarından hoşnut değildir ve çeşitli araştırmaların sonuçlarından, sigara içenlerin en az üçte ikisinin sigarayı bırakmak istediği anlaşılmaktadır. Sigara içenlerin önemli bir bölümü sigarayı bırakma konusunda ufak bir teşvik ve destek beklemektedirler. Ancak sigarayı bırakma konusunda en önemli konu, sigara içen kişinin, sigarayı bırakma konusunda kendisinin istekli ve kararlı olmasıdır. Pek çok kişi sağlık nedenlerinden dolayı sigara alışkanlığından vazgeçmek durumunda kalmaktadır. Sigaranın neden olduğu kalp hastalığı ve akciğer hastalığı gibi rahatsızlığı olan kişiler doktor tavsiyesi ile sigarayı bırakmaktadır. Sigara bırakma konusunda batı ülkelerinde daha yaygın olan "sigara bırakma klinikleri" ülkemizde de açılmaya başlanmıştır. Bu kliniklerden veya her hangi bir doktordan sigarayı bırakma konusunda yardım istenebilir.
 

Ana Sayfa   ::   Hakkımızda   ::   Doktorlarımız   ::   Anlaşmalı Kurumlar   ::    İletişim
Prostat Hastalıkları | Mesane Hastalıkları | Cinsel Hastalıklar | Testis Hastalıkları | Böbrek Hastalıkları | Çocuk Ürolojisi | Genel Bilgiler
© 2005-2010
ÜRO-TIP Ürolojik Tanı Merkezi   |  Yasal Uyarı